Benim için Bir Konserden Fazlası
14 Mayıs 2026 tarihinde ODTÜ'de gerçekleştirdiğimiz bir etkinlikten bahsetmek istiyorum. Bu etkinliği ODTÜ Güzel Sanatlar ve Müzik Bölümü adına düzenledik. ODTÜ'de bu bölüm bünyesinde dansçı öğrenciler için Tango Müzikalitesi, müzisyen öğrenciler için ise Tango Besteciliği dersleri veriyorum. Bu etkinliğin temel amacı, öğrencilerin derslerde öğrendiklerini gerçek bir sahne ortamında deneyimlemelerini sağlamaktı.
Etkinlik, ODTÜ Kültür ve Kongre Merkezi A Salonu'nda gerçekleştirildi ve sahnede rol almak üzere 52 öğrenci başvurdu. Bu öğrencilerin mümkün olduğunca tamamının sahnede yer almasını istediğim için başvuran tüm öğrencileri etkinlikte sahne almaları için kabul ettim. Bunun önemli nedenlerinden biri şuydu: ODTÜ öğrencileri teknik ağırlıklı bir eğitim alıyorlar ve pek çoğunun yaşamları boyunca profesyonel bir sahne deneyimi yaşama fırsatı bulamayabileceğini düşündüm.
Onların en azından bir kez bu deneyimi yaşamalarını istiyordum.
Ayrıca profesyonel müzisyenlerin ve dansçıların sahne öncesinde ve sahne arkasında yaşadıkları süreci birebir deneyimlemenin onlar için çok öğretici olacağını düşünüyordum. Beklediğim gibi de oldu. Etkinlik sonrasında birçok öğrenci, sahneye çıkmanın ve bir performans hazırlamanın ne kadar emek gerektirdiğini çok daha iyi anladığını ifade etti.

Başvuru Süreci
Öncelikle etkinliğin hazırlık sürecinden bahsetmek istiyorum. 2026 Bahar Dönemi'nde ders alan öğrencilerle birlikte daha önce Tango Müzikalitesi ve Tango Besteciliği derslerimi almış eski öğrencileri de bu etkinliğe davet ettim. Başvurular geldikçe etkinliğin oldukça kalabalık olacağını fark ettim. Toplam 52 kişilik başvuru sayısı beklentimin çok üzerindeydi.
Bu kadar kalabalık bir grubun sahnede yer alabilmesi için ciddi bir hazırlık süreci gerekiyordu. Katılımcılar iki ana gruba ayrılıyordu: dansçılar ve müzisyenler. Süreç içerisinde çeşitli nedenlerle 14 öğrenci etkinlikten ayrılmak zorunda kaldı. Sonuç olarak etkinliği 38 öğrenci ve onlara destek veren 4 profesyonel müzisyenin katkısıyla gerçekleştirdik. Bu öğrencilerin 20’si dansçı olarak, 18’i ise müzisyen olarak sahnede rol aldılar. Müzisyen öğrenciler profesyonel müzisyenlerle birlikte sahne alarak deneyim kazanma fırsatı yakaladılar.
Hazırlık sürecinde birkaç kritik aşama vardı. Bunların ilki, çalınacak müziklerin belirlenmesiydi. Bunun için elimdeki müzisyen profilini ayrıntılı olarak tanımam gerekiyordu. Başvuran öğrenciler arasında gitar, keman, davul, bas gitar, kontrbas, flüt, pikolo ve hatta kanun çalan öğrenciler vardı.
Orkestra Düzenlemeleri
Bu noktada önemli bir zorlukla karşılaştık. Tango müziğinin geleneksel orkestralarında yer alan enstrüman yapısı ile elimizdeki öğrenci profili oldukça farklıydı. Ancak başvuran tüm öğrencilerin sahneye çıkmasını istiyordum. Bu nedenle her öğrenciye sahnede yer açabilecek özel düzenlemeler hazırlamam gerekiyordu.
Bu düzenlemeler aynı zamanda dansçılar açısından da kritik öneme sahipti. Çünkü düzenlemeler tamamlandıktan sonra eserlerin kayıtları hazırlanacak ve dansçılara çalışma süreçlerinde kullanabilecekleri referans kayıtlar gönderilecekti. Bu nedenle ilk aşama, tango eserlerinin öğrenci grubuna uygun biçimde yeniden düzenlenmesi, yani aranjman süreciydi.
Hazırlık süreci başladıktan sonra yaklaşık üç hafta boyunca hem dansçılarla hem de müzisyenlerle yoğun bir çalışma yürüttüm. Müzisyenler tarafında öncelikle repertuar seçimlerini belirledim. Daha sonra öğrencilerin teknik seviyelerini ve çaldıkları enstrümanları dikkate alarak her eser için uygun görev dağılımları oluşturdum. Ardından eserlerin öğrenci grubuna uygun tango düzenlemelerini hazırladım.
Organizasyon Yazılımı
İlk olarak müzisyen ve dansçıların rol dağılımlarını belirlemek üzere bir Excel dökümanı açtım. Organizasyon yapısı o kadar karmaşıktı ki bir süre sonra işin içinden bu şekilde çıkılamayağını fark ettim. Bu aşamada yapay zekadan tarayıcıda çalışan bir yazılım yapmasını istedim. Konunun tüm detaylarını anlattıktan sonra karşıma harika bir program çıkardı. Bir hafta kadar yazılımın geliştirilmesi ile uğraştım ve sonuçta mükemmel bir Konser Organizasyon yazılımı geliştirmiş olduk AI ile. İşin güzel tarafı daha sonraki konser projelerimde de artık aktif olarak bu yazılımı kullanmaya başladım.
Dansçı Eşleşmeleri
Müzik düzenlemelerle uğraşırken aynı süreçte dansçılar için de ayrı bir çalışma yürüttüm. Katılımcıların bir kısmı o dönem ders alan öğrencilerden, bir kısmı ise önceki yıllarda ders almış eski öğrencilerden oluşuyordu. Öğrencilerin yaklaşık yarısı birbirini tanımıyordu. Derslerdeki gözlemlerime, dans geçmişlerine, performans seviyelerine ve çeşitli uyum kriterlerine dayanarak eşleştirmeler yaptım. Eşleşmeleri öğrencilerle paylaştıktan sonra birkaç küçük değişiklik dışında tüm eşleşmeler gerçekleşti.
Müzik Kayıtları ve Notalar
Müzik düzenlemeleri tamamlandıktan sonra ise bu düzenlemelerin ses kayıtlarını bilgisayar ortamında hazırlamaya başladım. Bu kayıtlar, dansçıların prova sürecinde kullandıkları temel çalışma materyali olacaktı ve etkinliğin sonraki aşamalarının temelini oluşturuyordu. Elbette bu kayıtlar gerçek enstrümanlarla yapılan icraların yerini tutmuyordu. Bilgisayar sesleri nedeniyle nüanslar daha mekanik duyuluyordu. Ancak müziğin genel akışını, yapısını ve trafiğini göstermesi açısından dansçı öğrenciler için yeterli bir referans oluşturuyordu.
Bu kayıtları hazırladıktan sonra müzik öğrencileri için nota ve partisyonları düzenleyerek kendilerine ilettim. Böylece öğrenciler bireysel çalışmalarına başlayabildiler. Bir yandan öğrenciler kendi başlarına çalışırken diğer yandan yaklaşık üç hafta boyunca hemen her gün Odtü Müzik ve Güzel Sanatlar Bölümü'nün çalışma odalarında bireysel veya grup provaları gerçekleştirdik. Bu süreç oldukça yoğun geçti. Her öğrencinin teknik kapasitesine ve deneyimine göre farklı ihtiyaçları vardı ve bu ihtiyaçlara mümkün olduğunca birebir destek vermeye çalıştım.
Dans Öğrencileri ile Çalışma Stratejisi
Aynı dönemde dansçı öğrencilerle yürüttüğümüz çalışma süreci de en az müzisyenler kadar önemliydi. Dansçıların seviyeleri birbirinden oldukça farklıydı. Aralarında tangoya yeni başlamış öğrenciler olduğu gibi iki-üç yıllık deneyime sahip öğrenciler de bulunuyordu. Hatta bir çift öğrencimiz profesyonel düzeye oldukça yakındı. Bunun dışındaki öğrencilerin büyük çoğunluğu ise henüz dansın başlangıç veya orta seviyelerindeydi.
Bu nedenle klasik anlamda ayrıntılı bir koreografi hazırlamayı tercih etmedim. Çünkü böyle bir durumda öğrenciler dansın müzikalitesine ve karakterine odaklanmak yerine koreografiyi ezberlemeye çalışacaklardı. Bunun yerine farklı bir strateji izledim. Öncelikle öğrencilerin güvenle uygulayabilecekleri temel figürlerden oluşan bir repertuar oluşturduk. Daha sonra bu figürleri müzik içerisinde kendi tercihleri doğrultusunda ve doğal bir akışla kullanmalarını teşvik ettim.
Çalışmalarımızın önemli bir bölümü ise sahne kullanımı üzerineydi. Sahneye giriş, sahnede duruş, yürüyüş, sahneden çıkış, seyirciyi selamlama, final pozu ve genel sahne hakimiyeti gibi konulara özellikle odaklandık. Dansçı öğrencilerle haftada bir veya iki kez bir araya gelerek bu konular üzerinde çalıştık.

Konser Yaklaşırken
Konsere yaklaşık bir buçuk hafta kala müzisyen öğrencilerle yaptığımız yoğun çalışmalar büyük ölçüde tamamlanmıştı. Bu noktadan sonra artık bireysel çalışma dönemi başlamıştı. Biz de ağırlığımızı dansçı öğrencilerin sahne provalarına verdik. Konsere bir gün kala programın genel akışı, sahne geçişleri ve performansların büyük bölümü hazır durumdaydı.
Ancak işin sahne arkası organizasyonu da en az sahnedeki performans kadar önemliydi. Toplamda 38 öğrenci ve 4 profesyonel müzisyenden oluşan 42 kişilik bir grubun sahne arkasında düzenli bir şekilde yönetilmesi gerekiyordu. Bunun için her parçanın ayrıntılı görev dağılımını içeren bir çizelge hazırladım. Hangi öğrencinin hangi eserde yer alacağı, sahneye ne zaman çıkacağı ve sahneden nasıl ayrılacağı gibi tüm detaylar bu çizelgede yer alıyordu. Organizasyonun takibi için bu görevi bir öğrencimize emanet ettim.
Bunun dışında da birçok öğrenci farklı görevler üstlendi. Bir öğrencimiz konser boyunca sunuculuk yaptı. İki öğrencimiz sahne arkasında kostüm ve makyaj konusunda destek verdi. Böylece etkinlik yalnızca sahneye çıkan öğrencilerden değil, sahne arkasında görev alan öğrencilerden oluşan gerçek bir ekip çalışmasına dönüştü.
Konser Günü
Konser günü için ayrıca sahne arkasında büyük bir masa hazırladık. Bu masada öğrencilerin ihtiyaç duyabilecekleri çeşitli atıştırmalıklar ve içecekler bulunuyordu. Uzun prova ve bekleme sürelerinde bunun çok faydalı olduğunu sonradan öğrencilerden de duydum. Bu ayrıntının öğrencilerin kendilerini daha rahat ve değerli hissetmelerine katkı sağlaması beni ayrıca mutlu etti.
Bu noktada önemli bir karardan da bahsetmek isterim. Konseri büyük ölçüde akustik olarak gerçekleştirmeye karar verdim. Çünkü sürekli değişen enstrüman yerleşimleri ve farklı topluluk kombinasyonları nedeniyle kapsamlı bir ses sistemi kurulumu ve sürekli mikrofon ayarı yapmak oldukça zor olacaktı. Bu nedenle doğal akustikten yararlanmayı tercih ettik. Yalnızca gitar, kanun ve benzeri ses gücü daha düşük olan enstrümanlar için mikrofon desteği kullandık.
Konser günü öğrenciler sahneye çıkmadan birkaç saat önce salona geldiler. Müzisyen öğrencilerle son provalarımızı yaptık. Dansçı öğrenciler sahnede son kez dans ederek, sahneye giriş-çıkış ve selamlarını çalıştılar. Herkes hazır hale geldikten sonra konserin başlamasına yaklaşık bir saat kala sahne arkasına çekildik ve beklemeye başladık.
Artık aylar süren hazırlıkların sonucu seyirciyle buluşmak üzereydi. Sahne arkasında heyecan giderek artıyor, öğrenciler son kez birbirlerine destek oluyor ve biraz sonra yaşayacakları deneyimin farkına varmaya başlıyorlardı.
Benim için ise konser saatine doğru sorumluluktan dolayı gerginlik ve kaos iyice yükseliyordu. Çünkü sahne arkası kulisinde yaklaşık 50 kişi yer alıyordu ki ben buna “Kızılay Meydanı” diye isim vermiştim o gün. Seyirci yerleşip ışıklar karartılınca ilk olarak sahneye çıktım ve özet olarak etkinliğin içeriği ve süreçten bahsettim. Sonra yerime yerleşip beraber müzik yapacağım müzisyen öğrencileri ve beraber sahne alacağımız dansçı öğrencileri beklemeye başladım.
İşte o an benim için organizasyonun bitip sanatın başladığı andı. Sahne arkasında görevli olan öğrenciler artık gerekeni yapacaktı. Haftalardır süren planlamalar, çizelgeler, provalar ve koordinasyon çalışmaları artık geride kalmıştı. Bundan sonrası yalnızca müzik ve dansa aitti.
Konserde ve dans gösterilerinde emeği geçen tüm öğrencilerimize, piyanoda Kaan Yüksel, kontrbasta Altuğ Bayrak ve Burak Keser’e, akordeonda destek veren Şamil Şirin’e teşekkür ediyorum.
Bu kadar karmaşık bir etkinliğin tekrar aynısını yapar mıyız, bilemem. Ancak öğrencilerin sahnede yaşadığı heyecanı ve konser sonrasında gözlerindeki mutluluğu gördükten sonra insan ister istemez bir sonrakini düşünmeye başlıyor.
Biraz zaman geçsin üzerinden. Gerisi motivasyona bakar.
Sevgiyle kalın.
Konserden bazı videoları paylaşıyorum:
Video
Back to Blog