Tango Müzikalitesi İlk Sinyaller: Markato
Bu yazıda tango müziğinin dans açısından en önemli yapı taşlarından biri olan markatolardan (marcato) bahsetmek istiyorum. Ancak markatoları anlayabilmek için önce biraz geri gidip tango müziğinin ritmik yapısının nasıl çalıştığına bakmamız gerekiyor.
Tangoyu diğer pek çok dans müziğinden ayıran önemli özelliklerden biri, büyük ölçüde akustik enstrümanlarla icra edilen bir müzik olmasıdır. Tango orkestralarında davul seti, elektronik bas gitar veya synthesizer gibi modern ritim enstrümanları bulunmaz. Bunun yerine kontrbas, piyano, bandoneon, keman ve zaman zaman klasik gitar gibi akustik enstrümanlar kullanılır.
Dans eden biri için müzikteki en önemli referanslardan biri düzenli olarak tekrar eden ritmik yapılardır. Çünkü bu ritimler hareketi aktive eder, enerjiyi hissettirir ve dansçının müzik içinde yönünü bulmasını sağlar. Rock müzikte veya birçok Latin müziği türünde bu görevi davul, bateri, kongo veya bongo gibi vurmalı çalgılar üstlenir. Bu enstrümanlar ritmi son derece belirgin şekilde ortaya koyar ve dansçıya güçlü bir referans sunar.
Tango müziğinde ise durum biraz farklıdır. Orkestrada gerçek anlamda bir perküsyon bölümü bulunmadığından, bu görevi akustik enstrümanların üstlenmesi gerekir. İşte tam bu noktada markatolar devreye girer.
Markato kelime anlamıyla bir sesi veya notayı belirgin biçimde vurgulamak demektir. Tango müziğinde ise bundan biraz daha fazlasını ifade eder. Kontrbas, piyano ve bandoneon başta olmak üzere ritim grubunun birlikte oluşturduğu kısa, güçlü ve yüksek enerjili vurgulara markato adını veririz.
Aslında dans ederken çoğu zaman farkında olmadan takip ettiğimiz şey tam da budur.
Markatolar düzenli aralıklarla tekrar eder. Adeta görünmeyen bir metronom gibi çalışırlar. Müziğin içinde bir perküsyon hissi yaratır, dansçının zamanlamasını korumasına yardımcı olur ve dansta kaybolmasını engeller. Bu nedenle tango müziği ile dans ederken odaklanmamız gereken ilk sinyallerden biri genellikle markatolardır.
Dört Zamanlı Tango ve Markato Düzenleri
Tangoların büyük bölümü dört zamanlıdır. Yani bir ölçü içerisinde dört temel vuruş bulunur.
Markatolar bu dört vuruşun farklı noktalarına yerleştirilebilir ve bu yerleşim şekli dansın karakterini doğrudan etkiler.
Tango müziğinde en sık karşılaştığımız iki temel markato düzeni vardır:
Markato en Cuatro
İlk ve en belirgin düzen "Markato en Cuatro" yani dört vuruşlu markatodur.
Bu yapıda ölçünün içerisindeki dört vuruşun tamamı güçlü biçimde vurgulanır. Her vuruş kısa, net ve enerjik bir şekilde duyulur. Sonuç olarak ortaya neredeyse bir davul ritmi kadar belirgin bir ritmik yapı çıkar.
Dansçı açısından bakıldığında bu yapı sürekli ileri doğru akan güçlü bir enerji yaratır. Adımlar daha sık basılır, yürüyüş hissi ön plana çıkar ve dans daha ritmik bir karakter kazanır.
D'Arienzo'nun birçok kaydı bu enerji hissinin en güzel örnekleri arasında yer alır.

Markato en Dos
İkinci yaygın yapı ise "Markato en Dos" yani ikilik markatodur.
Bu düzende ölçünün yalnızca 1. ve 3. vuruşları güçlü biçimde vurgulanır. 2. ve 4. vuruşlar ise ya çok hafif duyulur ya da neredeyse tamamen arka planda kalır.
Basitçe ifade etmek gerekirse:
Markato en Cuatro'da 1, 2, 3 ve 4. vuruşların tamamı belirgin şekilde duyulur. Markato en Dos'ta ise esas olarak 1 ve 3. vuruşlar duyulur; 2 ve 4. vuruşlar yalnızca destekleyici rol üstlenir.
Bu nedenle müziğin enerjisi farklı hissedilir. Ritmik baskı azalırken melodik yapı daha görünür hale gelir.
Dansçı açısından bu durum daha uzun adımlar, daha sakin hareketler ve melodiyi takip etmeye daha fazla alan anlamına gelir.

Dansçı İçin Ne İfade Eder?
Markato düzenleri yalnızca müzikal bir teknik değildir. Aynı zamanda dansçı için önemli bir stratejik bilgidir.
Dört vuruşlu markatolar genellikle daha hızlı akan, daha enerjik ve daha ritmik bir dansı çağrıştırır. Dansçı müziğin ritmik motorunu hisseder ve hareketlerini bu enerji üzerine kurar.
İkilik markatolarda ise ritim geri çekilir. Bu boşluk içerisinde melodiler, cümleler ve duygusal nüanslar daha görünür hale gelir. Dans da buna paralel olarak daha zarif, daha akıcı ve daha melodik bir karakter kazanır.
Bu nedenle dans pistine çıktığımızda ilk yapmamız gereken şeylerden biri orkestranın bize hangi ritmik sinyalleri verdiğini dinlemektir.
Eğer güçlü bir Markato en Cuatro duyuyorsak ritmik ve enerjik bir dans planlayabiliriz. Eğer Markato en Dos ağırlıklı bir yapı duyuyorsak melodilere ve müziğin duygusal akışına daha fazla alan açabiliriz.
Orkestralar ve Markato Kullanımı
Klasik dönem orkestralarından D'Arienzo ve Di Sarli, markato yapılarını büyük ölçüde sabit tutan orkestralar olarak düşünülebilir. Bu nedenle dansçılar için takip edilmeleri görece daha kolaydır.
Ancak Troilo ve özellikle Pugliese gibi sonraki dönem orkestralarına geldiğimizde durum değişir. Bu orkestralar tempo değişimleri, markato değişimleri ve farklı ritmik katmanlar kullanarak dansçıya çok daha geniş yorum alanları sunarlar.
Bu nedenle tango müzikalitesini öğrenmeye başlayan bir dansçının önce Guardia Vieja ve Guardia Nueva dönemlerinin daha belirgin ritmik yapılarıyla tanışması faydalı olacaktır. Markatoları duymayı ve yorumlamayı öğrendikten sonra Troilo, Pugliese ve benzeri orkestraların daha karmaşık ritmik dünyasına girmek çok daha kolay hale gelir.
Bir sonraki adım ise bu markatoları yalnızca duymak değil, bedenimizde hissetmek ve dansımıza bilinçli olarak yansıtabilmektir. Çünkü tango dansında müziği takip etmek çoğu zaman melodiyi takip etmekten önce ritmin motorunu, yani markatoları takip etmekle başlar.
Back to Blog